LAPAROSKOPİK MİYOMEKTOMİ

MYOMEKTOMİ (MİYOM ALINMASI AMELİYATI)
Miyomlar rahim ve rahim ağzında görülen, rahim yapısında bulunan düz kas dokusundan gelişen selim (iyi huylu) tabiatlı tümöral yapılardır. Halk arasında “ur” diye adlandırılır. Myomlar bir bezelye tanesi büyüklüğünden basket topu büyüklüğüne kadar değişebilen boyutlarda olabilir.
Miyom konusunu bu linkten detaylı olarak okuyabilirsiniz. Bu yazıda myomektomi yani myomların ameliyatla alınması konusunu bulacaksınız.

Miyomektomi myomun uterustan (rahimden) ameliyatla sıyrılarak çıkartılması işlemidir. Laparoskopik veya histeroskopik veya açık ameliyatla yapılabilir.

Kadınların çok büyük kısmında ufak miyomlar bulunur. Myomlar her zaman bir şikayete neden olmazlar. Yukarıda linki verilen myom konusunda da anlatıldığı gibi myomlar özellikle büyük myomlar aşırı ya da düzensiz adet kanaması, kasık ya da bel ağrısı, sık idrara çıkma gibi çeşitli şikayetlere neden olabilirler. Her myom tedavi veya ameliyat gerektirir demek değildir. Küçük ve şikayet yaratmayan myomlar için ameliyata gerek yoktur, aralıklı muayene ve ultrason ile büyüklüklerinin takip edilmesi yeterlidir. Fakat büyük veya şikayete neden olan myomlar ameliyat ile alınmalıdır. Ameliyat gerektiğinde bazı durumlarda sadece rahimdeki myomlar alınırken (myomektomi), bazı durumlarda rahim tamamen myomlarla birlikte alınır (histerektomi). Myomun ameliyat gerektirmesi ya da gerektirmemesi kararını etkileyen çeşitli faktörler olabilir, bunlar myomun yarattığı şikayetler ve bu şikayetlerin şiddeti, myomların yeri ve büyüklükleri, hastanın yaşı, hastanın gebelik istemi olması gibidir.

Myomektomi ameliyatı açık ameliyat (abdominal miyomektomi) şeklinde yapılabileceği gibi laparoskopik ya da histeroskopik yöntemlerle de yapılabilir. Laparoskopik myomektomi de karına açılan sadece bir kaç delikten aletlerle ameliyat yapılır. Histeroskopik myomektomide ise vajina yoluyla rahim ağzından rahimin içerisine sokulan ışıklı ince boru şeklinde bir aletle ameliyat yapılır. Laparoskopik myomektomi daha çok rahmin dış yüzüne yakın myomlar için uygundur, histeroskopik myomektomi ise rahmin iç tarafında bulunan myomlar için uygundur.
AÇIK AMELİYAT – ABDOMİNAL MİYOMEKTOMİ
Karnın enine ya da dikine bir kesi ile açılarak (laparotomi) miyomların alınması operasyonudur. Uterusun (rahmin) dış yüzeyinde yani subseröz olan ve rahim duvarının içerisinde yani intramural olan myomlar için uygun ameliyattır. Ameliyat genel anestezi altında yapılır ve süresi değişebilmekle beraber genellikle 1 saat kadar sürer. Ameliyattan sonra hastanede 2-3 gün kalmanız gerekir. Daha sonra evinizde tamamen toparlanmanız için 3-4 hafta kadar daha süre gerekebilir. Myomektomi ile myomları alınmış bir kişide 5 yıl içerisinde tekrar myom oluşma riski %50-60 kadar bulunmuştur, bunların dörtte birinde (%10-15) tekrar ameliyat gerekmiştir. Sadece myom alındığı ve rahim alınmadan bırakıldığı için bu ameliyattan sonra hastaların gebe kalabilmeleri mümkündür. Gebelik için ameliyattan sonra en az 6 ay geçmesi önerilir. Rahim duvarı ameliyattan dolayı inceleceği için daha sonraki doğumların sezaryen ile olması gerekir, normal doğum önerilmez. Ameliyat sırasında kanama ya da ameliyattan sonra enfeksiyon gelişmesi gibi nadir riskleri vardır. Çok çok nadir hastalarda myomektomi ameliyatı sırasında aşırı kanama ya da myomların çıkarılmasının mümkün olmaması gibi nedenelerden dolayı rahmin tamamen alınması (histerektomi ameliyatı) gerekebilir. Myomektomi ameliyatı hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
LAPAROSKOPİK MİYOMEKTOMİ (KAPALI MİYOM AMELİYATI)
Karına göbekten ve daha aşağılardan açılan bir kaç ufak delik ile karın içerisine sokulan laparoskop denen alet (kameralı ince boru şeklinde aletler) ile miyomların alınmasıdır. Myomların rahmin dış yüzeyine yakın olduğu durumlarda (subseröz myomlar) ve çok büyük olmayan (10 cm’den küçük) myomlarda, 4’den fazla myom olmayan durumlarda laparoskopik (kapalı) miyom ameliyatı önerilebilir. Ameliyat genel anestezi gerektirir ve yaklaşık 1-2 saat sürer. Ameliyattan sonra hastanede 1-2 gün kalmanız gerekir. Hastanın evinde tamamen toparlanma süresi açık ameliyata göre daha kısadır ve yaklaşık 1-2 hafta sürer. Açık ameliyatta olduğu gibi bunda da myomların ileriki yıllarda tekrarlama riski vardır. Açık ameliyatta olduğu gibi çok çok nadiren ameliyat sırasında gelişebilecek kanama gibi bazı durumlardan dolayı rahmin tamamen alınması (histerektomi) gerekebilir. Laparoskopi (kapalı ameliyat) yöntemi hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Laparoskopik myomektomi hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Menopoz sıkıntıları ne kadar sürer

MENOPOZ SIKINTILARI, ATEŞ (SICAK) BASMASI
MENOPOZ SIKINTILARI NEDİR? NE KADAR SÜRER? ÇÖZÜMÜ?
Menopoz sıkıntıları veya menopoz döneminde yaşanan sıkıntılar deyince akla öncelikle sıcak basmaları, ateş basmaları (vazomotor semptomlar) gelir. Sıcak basmaları menopoza giren kadınlarda en sık görülen şikayettir. Genellikle menopoza girdikten sonra bir kaç yıl sürer ve geçer, az sayıda kadında daha uzun süre de devam edebilir. Bazı kadınlarda da menopoza ilk girilen yıllarda yokken sonradan meydana çıkabilir.

Menopozda ateş basması dışında görülebilen şikayetlere ayrı bir yazıda değinilmiştir, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Menopoz sıkıntıları ne kadar sürer?
Ateş basması şikayeti olan kadınların %80’inde bunun bir yıldan fazla sürdüğü görülmüştür. Kadınların çoğunda bu sıkıntılar hiç tedavi almasa bile bir kaç yıl içerisinde kendiliğinden geçer. Menopozdaki kadınların yaklaşık %10’unda sıcak basması ve benzeri sıkıntılar 60’lı yaşlara kadar devam edebilir, yine %10 kadar kadında 70’li yaşlara kadar sürdüğü görülmektedir.

Ateş (sıcak) basmaları ne sıklıkta görülür?
Menopozda ateş basmaları ülkeler ve kültürler arasında değişiklik gösterebilir. Örneğin Amerika’daki kadınların %75’inde görüldüğü bildirilirken Japonya’daki kadınlarda çok daha az oranda görülür, bu Japonların beslenme alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır. Her kadında tedavi gerektirecek kadar şiddetli olmaz. Günde bir kaç kere meydana gelebileceği gibi, her saat görülecek kadar sık da olabilir.

Ateş (sıcak) basmaları nasıl olur?
Genellikle gece görülür ancak gündüz de meydana gelebilir. Sıklıkla 3-5 dakika sürer ve geçer, bazılarında daha uzun olabilir. Kafa, göğüs ve vücudun üst bölümünde başlayan sıcaklık hissi, yüzde kızarma, kollara yayılma, üşüme, titreme, nabızda hızlanma, çarpıntı şeklinde görülür.

Ateş (sıcak) basmalarını arttıran risk faktörleri:
– Amerika ve batı toplumlarında Japonya ve Çin gibi toplumlara göre daha yaygın görülmektedir.
– Obez, fazla kilolu kadınlarda sıcak basmaları daha fazla görülür. (Obez kadınlarda yağ dokusunda androstenediondan östron üretiminin fazla olması östrojenin fazla olmasını sağlar, buna rağmen bu kadınlarda sıcak basmaları daha çok olur.)
– Az fiziksel aktivite gösteren kadınlarda ateş basmaları daha yaygındır.

Ateş basması (sıcak basması) neden olur?
Ateş basmalarının oluşma mekanizması net olarak bilinmemektedir. Ana neden olarak vücudun termoregülasyon (ısı düzenleme) sisteminin bozulması düşünülmektedir.

Menopoz sıkıntılarına bitkisel çözüm:
Bu konu hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Atrofik endometrium

MENOPOZ SONRASI KANAMALAR (POSTMENOZAL KANAMA)
Siklik hormon tedavisi sırasında görülen düzenli kanamalar hariç tutularak, menopozal dönemdeki bir kadında meydana gelen herhangi bir vajinal kanamaya postmenopozal kanama denir.
Siklik verilen hormon ilaçları zaten düzenli olarak adet kanaması yapmayı amaçlamak için daha genç yaştaki menopoz hastalarına verilir. Bu tür ilaç alan hastalarda da kanamalar düzensiz oluyorsa yine doktora başvurması gerekir.
Adet görmeyi sağlamayan diğer menopozal hormon ilaçlarında da ilk 3 ay lekelenmeler, düzensiz kanamalar olabilir fakat daha sonra olan her tür kanama mutlaka araştırmalıdır, doktora başvurmayı gerektirir.
Bazen idrar yollarından veya bağırsaklardan gelen kanamalar da bu tür vajinal kanamalarla karışabilir fakat bunlar postmenopozal kanama tanımına girmez.

Başlıca Sebepleri:
– Atrofik endometrium (rahim iç tabakasının aşısı incelmesi)………. 60-80 %
– Dışarıdan östrojen alımı (Hormon tedavisi)……………………………… 15-25 %
– Endometrial hiperplazi (rahim iç tabakasının aşısı kalınlaşması)…………….. 5-10 %
– Rahim içerisinde (endometrial polip) veya rahim ağzında polip….. 2-12 %
– Endometrium (rahim) kanseri……………………10 %
– Bazı ilaçlar (meme kanseri için kullanılan tamoxifen)

Kanamanın kaynağı ne olabilir?
Vajen: Vajinal atrofi ve kuruluk sonucunda ve ilişkiye bağlı travma ile kanamalar olabilir. Vajinadan kaynaklanan bir kitle kanamaya sebep olabilir.
Rahim ağzı (Serviks): Buradan kaynaklanan polip (halk arasında et parçası denir) ya da başka tür iyi ya da kötü huylu kitleler kanama yapabillir.
Rahim (uterus) tan kaynaklanan kanamalar: Rahim iç tabakasının (endometrium) aşısı incelmesi ya da aşırı kalınlaşması (endometrial hiperplazi), burada oluşmuş bir polip, myom ya da başka tür iyi ya da kötü huylu kitleler kanama yapabilir.

Tanı:
Postmenopozal kanama şikayeti ile gelen hastaya öncelikle yukarıda anlatıldığı gibi kanamanın kaynağını belirlemek için detaylı bir jinekolojik muayene yapılır. Spekulum ile rahim ağzında bir patoloji var mı diye bakılır. Bunun dışında ultrasonografi ile rahim ve yumurtalıklar değerlendirilir. Salinfüzyonsonografi (sis)ya da histeroskopi gibi yöntemlerle rahim iç duvarını gözlemek gerekebilir. Menopoz sonrası dönemde rahim içerisinden kanaması olan her hastaya probe küretaj (endometrial biyopsi) (rahim içerisinden küretaj ile parça alma) yapılması gerekir. Bu işlem hatta menopoz sonrası kontrollerde rahim iç zarı (endometrium) 4-5 mm’den kalın olan kanaması olmayan hastalara bile kontrol amaçlı yapılır.